Özel Arama
Üyelik İlanlar Fuar Takvimi Firmalar İletişim
paylas twitter RSS Besleme Facebook

 

RSS RSS Gündem

| A| B| C| D| E| F| G| H| I| J| K| L| M| N| O| P| Q| R| S| T| U| V| W| X| Y| Z|

  115 Kayıttan 1 ila 30 Arası Gösterilmekte

Yabancı Kelime Türkçe Anlamı, Önerilen Kelime ve Örnekler
sabotaj Fransızca sabotage (baltalama). Dilimizdeki karşılığı baltalama. Örnek Kazada, baltalama ihtimali de gözden uzak tutulmuyor.
sabote etmek Fransızca saboter (baltalamak) fiilinden. Dilimizde bu söz için güzel bir karşılık zaten vardır Yangın çıkarmak suretiyle baltalamak için dilimizde özel bir kelime vardır kundaklamak. baltalamak. Örnek Kışkırtıcı sözler ülkemizin gelişmesini baltalamaktadır.
salvo İtalyanca salvo. Bu askerî terim dilimizde genellikle "top ile yapılan ateş" anlamında kullanılır. Kurulumuz bu kelime için yaylım ateş sözünün uygun bir karşılık olduğunu belirtmektedir. Örnek Ben düşman donanmalarının göğüslerimize açtıkları yaylım ateşleri de gördüm.
sanitasyon Fransızcadan dilimize giren bu söz bir tıp terimi olarak "halk sağlığını korumak ve hastalığı önlemek için tasarlanan önlemler ve bunların uygulanması" anlamında kullanılmaktadır. Kurulumuz, bu sözün sağlık koruma kelimesiyle karşılanacağı görüşündedir. Örnek Gökdemir, yaptığı yazılı açıklamada, UNICEF’in ödüle lâyık görülmesinin nedenini şöyle açıkladı Dünya çocuklarının sağlıklı büyümelerini hedef alması ve Türkiye’de de çocukların sağlık, beslenme ve eğitim konularından başka nüfus kontrolü, çevre ve sağlık koruması konularında da etkin faaliyetlerde bulunması ve bu faaliyetleriyle ulu önder Atatürk’ün çocuklara verdiği önemi pekiştirmesi...
sansasyon Fransızca sensation (duyulanma; güçlü heyecan). Dilimizde "insanlar üzerinde yaratılan güçlü heyecan ve ilgi" anlamında kullanılmaktadır. Bu anlam için teklif ettiğimiz karşılık dalgalanma, dalgalandırma. Örnek Bazı haberlerin veriliş tarzı halk üzerinde dalgalanma yaratıyor.
sansasyonel dalgalandırıcı. Örnek Dalgalandırıcı haberlerle ortalığı karıştırıyorlar.
santra Fransızca centre (merkez). Sporda, oyunun başlatıldığı merkez. Teklif ettiğimiz karşılık orta yuvarlak. Örnek Topu orta yuvarlağa koydu ve oyuna başladı.
santrafor İngilizce center (merkez) + fore (ön). İleri ucun ortasında yer alan oyuncu. Karşılığı orta uç. Örnek Takımın genç orta ucu çok başarılı bir oyun çıkardı.
santrifüj Fransızca centrifuge. "Bir karışımın taşıdığı çökebilir ögeleri, parçacıkları ayırıp çöktürmekte kullanılan lâboratuvar aleti" anlamındaki bu söze karşılık olarak Kurulumuz, daha önceden teklif edilmiş olan merkezkaç kelimesinin uygun olduğu görüşündedir. Örnek Bu işlem merkezkaçlı makinelerde yapılabilir.
sauna Fransızca sauna. Fince asıllı olan bu kelime "terlemek, sağlıklı kalmak ve yıkanmak amacıyla özel olarak düzenlenmiş bir tür hamam" anlamındadır. Bu söz için Kurulumuz, buharlı hamam kelimesini önermektedir.
seans Fransızca séance (mesleğini veya sanatını yapan bir kimsenin yanında, o kimsenin mesleği ile ilgili bir iş için harcanan süre, aralıksız bir iş için harcanan süre). Bu kelime için Kurulumuz, oturum sözünün uygun bir karşılık olacağı konusunda birleşmiştir. Örnek Oturumun ilk yarım saatinde gösterge bin 341 puanlık bir artışla 20 bine dayandı.
seksiyon Fransızca section (bir kuruluşta veya bir bilgi şöleninde yönetim birimlerinden her biri). Bu söz için Kurulumuz, bölüm kelimesinin uygun bir karşılık olduğu görüşünde birleşmiştir. Örnekler Bankamızın ilgili bölüme bakan müdürü, bugün gelmeyecek. Biz, bildirimizi B bölümünde okuyacağız.
self-determinasyon Fransızca self determination. "Bir ulusun kendi geleceğini yine kendisinin tayin etmesi" anlamına gelen bu söz için Kurulumuz, geleceklik hakkı karşılığını önermektedir.
self-servis İngilizce self (kendi, kendine) + service (hizmet). Teklifimiz seçal. Örnek Bazı lokantalarda hizmet seçal şeklinde veriliyor.
seminer Fransızca séminaire (bir konu üzerinde toplu çalışma). Teklif edilen karşılık toplu çalışma. Örnekler Vakıf, demokrasi konulu bir toplu çalışma düzenledi. Öğrenciler belli bir konuda toplu çalışma ödevi hazırlayacaklar.
sempati Fransızca sympathie (duygudaşlık, kanı kaynama, cana yakınlık). "Bir insanın bir başkasına karşı duyduğu sevgi ve yakınlık" anlamında kullanılan sempati için dilimizde şu karşılıklar uygun düşmektedir yakınlık, cana yakınlık, sevimlilik. Örnek Türk olduğumuzu söyleyince Macarların yakınlıklarını tebessümlerinden hissediyoruz.
sempati duymak kanı kaynamak.
sempatik Fransızca sympatique (sevimli, cana yakın, candan). Teklif ettiğimiz karşılıklar sevimli, cana yakın. Örnek Sevimliliği (cana yakınlığı) ile bütün bakışları üzerinde topluyordu.
sempatizan Fransızca sympatisant (yandaş, taraftar, sevgi duyan, tutan). Türkçe Sözlük’te “üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir topluluğun görüşlerini benimseyen veya bir görüşü, bir öğretiyi, bir akımı tutan (kimse), duygudaş” şeklinde tanımlanan bu kelime için Kurulumuz, yakınlıkduyar ve sever karşılıklarını teklif etmektedir. Örnekler Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, illegal örgütlere yakınlık duyduğu belirlenen yüzlerce kişiyi gözaltına aldı. YÖK bu yıl öğrencilere, ÖYS sonuç belgesiyle birlikte terör örgütlerinin üniversitelerde yakınlıkduyar (sever) kazanma faaliyetlerine dikkat çeken bir mektup da gönderecek.
sempozyum Fransızca symposium (şölen; bilimsel şölen, belli bir konunun tartışıldığı bilimsel toplantı). Teklif ettiğimiz karşılık bilgi şöleni. Örnek Önümüzdeki ay bir "Türk Dünyası Bilgi Şöleni" düzenleyeceğiz.
semptom Fransızca symptome (belirti, alâmet, araz). Komisyonumuz belirti karşılığını daha önce sendrom için teklif etmişti. Doç. Dr. Salih Murat Akkın'dan aldığımız ve Türk Dili dergisinin Nisan (1995) sayısında yayımladığımız mektupta belirti'nin semptom karşılığı olması gerektiği, sendrom için ise hastalık tablosu teriminin tıp pratiğinde yerleştiği ifade edilmektedir. Akkın'ın uyarısı doğrultusunda semptom için teklif edilen karşılık belirti. Örnek Bu hastalığın en önemli belirtisi yüksek ateştir.
sendrom Fransızca syndrome (hastalıkla ilgili belirtilerin tümü). Tıptaki kullanılışı için teklif edilen karşılık Sendromun dilimizde mecaz olarak kullanılan "kriz, buhran, sıkıntı" anlamı için teklifimiz sıkıntı. Örnekler Önümüzdeki günlerde "Eylül sıkıntısı"nın psikolojik etkisiyle dövize yönelik bir talep oluşabilir. Partilileri önümüzdeki aylarda bir "genel başkan sıkıntısı" bekliyor. hastalık tablosu. Örnek Bu hastalık tablosu birden fazla etkenle ortaya çıkabilir.
senkron eş zaman.
senkroni eş zamanlık.
senkronik eş zamanlı.
senkronizasyon Fransızca synchronisation. Türkçede sinema ve televizyon alanında kullanılan bu terimi Türkçe Sözlük şu şekilde tanımlamaktadır “1.Eşleme işi. 2.sin. Görüntü ve ses kuşakları arasındaki bağ.” Kurulumuz da bu söze karşılık olarak dilimizde zaten var olan ve kullanılan eşleme kelimesini benimsemiştir.
senkronize etmek eşlemek. Bu arada unutmamak gerekir ki, yabancı bir kelime basında, burada belirtilen karşılıkları dışında çok değişik anlamlarda da kullanılabiliyor. Hâlbuki bu tür kullanımlar için dilimizde pek çok kelime vardır. Bu yolu seçmeyip kolaya yönelenler aşağıdaki örneklerde görüldüğü gibi Türkçe karşılığı olduğu hâlde hiç gereği yokken yabancı kelimeleri kullanmakta ve bu yabancı kelimelerin yaygınlaşmasına sebep olmaktadırlar. Minicik bebekler henüz senkronize yüzme figürleri yapmasalar da suda batmadan kalabiliyorlar. Uçuş tarifeleri senkronize edilerek İstanbul ve Zürih’teki bağlantılar güçlendirilecektir. Gazetelerden derlediğimiz bu örneklerin ilkinde senkronize sözünün yerine uygun, ikincisinde ise uy-gunlaşmak, uyum içinde olmak karşılıklarının kullanılması gerekir. Senkronizasyon kelimesinin Türkçede dil bilimi alanında kullanılan pek çok türevi vardır. Kurulumuz, bu sözlere karşılık olarak daha önceden teklif edilmiş ve yaygınlaşmış karşılıkların benimsenmesine karar vermiştir.
senkronizm eş zamanlılık.
sensor İngilizce sensor. “Alıcı alet, sezici, algılayıcı” anlamlarında İngilizceden dilimize giren bu kelime, gazetelerde Fransızca telâffuzuyla sensör şeklinde yanlış olarak kullanılmaktadır. Kurulumuz bu kelimeye karşılık olarak, kesmek fiilinden türetilen keser örneğinden yararlanarak duymak fiilinden duyar sözünü oluşturmuştur. Örnek TSE bu yıl üretilen doğal gaz sobalarına duyar denilen parçanın takılmasını zorunlu kıldı.
serigraf ipek baskıcı.

  "ÜLKESİNİ, İSTİKLÂLİNİ KORUMASINI BİLEN TÜRK MİLLETİ, DİLİNİ DE YABANCI DİLLERDEN KURTARMALIDIR." 
(MUSTAFA KEMAL ATATÜRK)

Kaynak: Türk Dil Kurumu (Yeni kelimeler eklendikçe bu sayfada gördüğünüz kelimeler de güncellenecektir.)
Dilinizden Utanmayın

オークリー 激安 オークリー レンズ 交換 オークリー フロッグスキン カスタム オークリー カスタム ショップ オークリーゴルフバッグ オークリー サングラス 激安 オークリー メガネ レンズ オークリー メガネ オークリー アウトレット ゴルフ オークリー フロッグスキン ミラー サングラス オークリー 店舗 オークリーゴルフサングラス オークリー アウトレット サングラス オークリーゴルフ 店舗 オークリー 店舗 オークリージャパン オフィシャルサイト オークリー レンズ 価格 オークリー カスタム 価格 オークリー サングラス サイズ オークリー メガネ フレーム オークリー アウトレット 通販 オークリー 偏光 ミラー オークリー メガネ 値段 オークリー 店舗 東京 オークリー 偏光 バス オークリーゴルフシューズ オークリージャパン サングラス オークリー カスタム 店舗 オークリー フロッグスキン アジアン オークリー メガネ 店舗 オークリー 偏光 アウトレット オークリー フロッグスキン オークリー カスタム オークリー カスタム サングラス オークリー フロッグスキン レンズ オークリー 偏光 レンズ オークリー カスタム レーダー オークリー 偏光